ANA SAYFA
Acil YardımAğız ve Diş SağlığıAkupunkturAlkol ve Madde BağımlılığıAllerjik HastalıklarAlternatif TıpAlzheimerAnne ve Bebek SağlığıAyak SağlığıBel AğrısıBel FıtığıBeslenmeBeyin ve Sinir Sistemi SağlığıCinsel Sağlık ve MutlulukÇocuk SağlığıDermatoloji (Cilt Hastalıkları)DiyabetDiyalizDoğadan Gelen SağlıkErkek SağlığıEstetik CerrahiGenel SağlıkGenetikGöz Hastalıkları ve Göz SağlığıGrip ve Grip AşısıGüzellik ve BakımHamilelik - Doğum - SezeryanHareket Sistemi SağlığıHasta HaklarıHemoroid - BasurHorlamaHormon Sistemi Sağlığıİdrar Yolları Sağlığıİnfertilite / Kısırlık ve ÇözümleriKadın SağlığıKalıtsal Hastalıklar Özel SendromlarKalp ve Damar SağlığıKanserKulak - Burun - Boğaz SağlığıLazer EpilasyonNörolojiOrtopediOtizmRomatolojik HastalıklarRuh Sağlığı / PsikolojiSaç BakımıSigara ve SağlıkSindirim Sistemi SağlığıSolunum Sistemi SağlığıSpor, Egzersiz ve Kilo KontrolüTansiyonTüp BebekUyku ProblemleriÜroloji (Bevliye)Zayıflama - DiyetZührevi Hastalıklar
 
Hastane Rehberi
Doktor Rehberi
Eczane Rehberi
Hastalık Rehberi
Tıp Sözlüğü
Şifalı Bitkiler
İlaç Rehberi
Saglik Haberleri
[Kategoriler: Hormon Sistemi Sağlığı]

Çocukların aşırı spor yapması hormon sistemini bozuyor...

[29.12.2007]

Çocukların aşırı spor yapması hormon sistemini bozuyor...

Gelecekte de sağlıklı bir ömür sürmek ve yaşam kalitesinin korunması açısından spor yapma alışkanlığının çocuk yaşlardan itibaren kazandırılması gerekiyor. Ancak, bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalar var. Clinica Gayrettepe ve Beşiktaş Spor Kulübü doktoru Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yalçın Yavuzer, hangi yaşta hangi spor türünün yapılması gerektiğini anlattı...

* Çocuklar için nasıl spor öneriyorsunuz?
Çocuklar özellikle uzun mesafe koşuları yapmamalı. Çocuklar 15 yaşına kadar maraton koşamaz. Maksimum koşma mesafesi üç kilometreyi geçmemelidir. Haftalık antrenman programı da haftada üç kez 20'şer dakikayı aşmamalıdır. Ağırlık çalışmalarında çocuğun fizyolojik ve anatomik gelişim düzeyine göre ağırlık, kuvvetlendirme ve dayanıklılık artırma antrenmanları yapılabilir.

* Kız çocukları ile erkek çocukları arasında spor branşı seçiminde fark var mıdır?
Çok erken yaşta; bale, dans, jimnastik ve yüzme gibi branşlarda iddialı bir şekilde spora başlayan kız çocuklarını bekleyen bir tehlike hormonal bozukluklardır. Aşırı antrenman ve egzersiz belli kilolara düşmek için yapılan aşırı diyetler, hormonal sistem üzerinde ciddi bir stres yaratabilir. Bu da ergenlik döneminde kız çocuklarında adetin geç başlaması ve adet düzensizlikleri şeklinde, çocuğun ilerdeki spor yaşantısını ve genel sağlık durumunu da etkileyecek ciddi problemlerle karşılaşmasına neden olabilir. Özellikle kız çocuklarında cilt altında belli bir yağ dokusunun korunması, düzenli bir ergenlik döneminin yaşanması gerekli. Diyetler, aşırı zayıflama bu düzeni bozabilir. Bu nedenle, kız çocukları profesyonel anlamda spor yapıyorlarsa, bu riskleri göze alma durumunda kalabiliyorlar. Ancak, çocuklarının vücut gelişimi için spora yöneltenlerde zaten aşırı bir zorlama olmuyorsa, büyük problemler gözlenmiyor. Takım oyunlarının 13- 14 yaşından sonra başlaması, çocuğun psikososyal olarak da daha iyi gelişmesini sağlar. Kemik ve kas gelişimi özellikle ergenlik döneminde aynı oranda görülmeyebiliyor. Kas sistemi kemik gelişimine ayak uyduramazsa, çocuklarda dengesizlik ortaya çıkabiliyor. Bu durumda travmalara çocuklar çok daha açık oluyorlar. Spor yaparken bunun göz önüne alınması gerekiyor.

* Spor çocuğun boyunun uzamasını sağlar mı?
Sporla çocuğun boyunu ancak genetik yapısının izin verdiği maksimum düzeye yani; en üst noktaya getirmek mümkündür. Yoksa hem annesi hem babası kısa olan bir çocuğun boyunu beklenmedik tarzda uzatmak mümkün değildir. Çocuk spor yaparak ve ailesine göre genetik farklılığını kullanarak, daha uzun bir boy mesafesini yakalayabilir. Yüzme, basketbol, jimnastik bu amaçla tercih edilebilir.

* 40 yaşından sonra spora başlanabilir mi, o zaman hangi dal seçilmeli?
Başlanabilir ama tam bir sağlık muayenesinden sonra olası riskler göz önünde bulundurularak yapılacak olan sporun temposu ve ağırlığı belirlenmelidir. Özellikle 40 yaş sonrası ve yaşlılıkta spora başlanıyorsa, haftada üç-dört kez yarım saat kalp ritmini maksimum kalp atım sayısının yüzde 70'inde tutacak şekilde tempoyla yapmalı. Bu da pratik olarak 220'den bulunulan yaşı çıkartarak hesaplanabilir. Ortaya çıkan sayı, maksimum kalp atım sayısını verir. Spor yaparken bu rakamın yüzde 70'ini geçmemek kalp sağlığı açısından uygundur. Kişi, nabız sayarak yapacağı sporun ritmini ayarlayabilir. 40 yaşından sonra daha önce yaptığı sporların hepsine tempoyu düşürerek devam edebilir.

* Osteoporoz yani; kemik erimesi hangi spor branşları ile engellenebilir?
Özellikle gençlik döneminde yapılan spor osteoporozu önlemede yaşlılıkta yapılan ya da menopozdan sonra yapılan spordan daha önemlidir. Çünkü osteoporozu belirleyen en önemli faktör; genetik yapı ile birlikte gençlik dönemi yani 20'li 30'lu yaşlarda ulaşılan maksimum kemik kütle miktarı ile ilişkilidir. Bu oran ne kadar yüksek olursa, ilerde osteoporozla karşılaşma tehlikesi de o kadar azalır. Dolayısıyla, gençlikte spor yapmak, günde 1200 miligram kadar kalsiyum alınması, osteoporozdan korunmada çok önemlidir. Menopoz sonrası da ilk yıllarda özellikle fazla miktarda, daha sonraki yıllarda azalan miktarda kemik kütle kaybı olur. Bu dönemde de daha çok vücut ağırlığının ayaklar üzerinde taşındığı tipte yapılan sportif faaliyetler kemik erimesini önlemede daha etkilidir. Yani; yüzme ve bisiklet değil de; uzun yürüyüşler, tenis, golf ve ağırlık çalışmaları osteoporozu önlemede çok daha fazla işe yarar.

Kaynak: Günaydın - 13.07.2007

Konuyla ilgili şifalı bitkiler: Ahlat, Nar
 
 
 Diğer haberler
Geçkin erkeğin sperminde iş yok
Kulağı tehdit eden sesler
Tuhaf isimli şifalı bitkiler
Zayıflatan çikolata geliştirdiler
Kızartma yemenin zamanı değil
TÜM HABERLER
Sağlık Kütüphanesi © Copyright 2007 Saglikkutuphanesi.com
EMAİL - DOKTOR EKLE - HASTANE EKLE - ECZANE EKLE
Sağlık Kütüphanesi