|
Tedavide öncelikle hastanın kilo vermesi, yaşam koşullarını düzenlemesi, sigara ve alkolü bırakması, spor ile ilgilenmesi önerilir. Uyku apnesinin bu gün için kökten çözümü çok zordur. Şu ana kadar bu hastalığı tedavi etmek için kullanılmış olan çok sayıdaki ilacın, tedavi edici özelliğinin olmadığı görüldü. Hastalık son 20 yılda daha iyi tanınmaya başlandı. Hastalıkla ilgili birçok bilinmeyen olduğu için tedavisi oldukça değişiklikler göstermiştir. Bu konuyla ilgili ilk cerrahi tedavi 1979’da uygulanmıştır. Hastalığın hafif ve orta derecedeki tipleri cerrahi ile tedavi edilebilirken, hastalığı ileri derecede olan hastalara genellikle basınçlı hava veren maskeler önerilir. Başarı şansı % 100 olan tek uygulama CPAP denilen bu maske yöntemidir. Bu başarılı yöntemi hastaların ancak % 50’si uzun süre kullanabilmektedir. 20 yıl önce bulunan bu uygulama yöntemi bu süre içinde çok geliştirilmiş, çeşitli tipleri değişik pozitif basınç vererek hastaların apne ve horlamalarından kurtulmalarını sağlamıştır. Ancak bu rahatlama maske kullanıldığı sürece devam etmekte, maske kullanılmadığında hasta kendisini eski durumunda yani horlayan uykuda nefesi duran ve ertesi gün yorgun gezer bir halde bulmaktadır. Düşünün ki; 30 yaşında olan bir hasta yaşamı boyunca bu maskeyi kullanmak zorunda kalacaktır. Maske kullanımına bağlı komplikasyonlar az ve basittir. Maskenin deride tahriş, maske kenarındak kaçan havanın gözde tahriş yapması gibi basit komplikasyonları vardır. Bundan dolayı arayışlar devam etmiştir. Nefes kesilmesi sayısı saatte 30’un altında olan hastalara cerrahi önerilir. Kaynak: Op. Dr. Feyzi Elez
| Konuyla ilgili şifalı bitkiler:
Nar |
| |
|