ANA SAYFA
Acil YardımAğız ve Diş SağlığıAkupunkturAlkol ve Madde BağımlılığıAllerjik HastalıklarAlternatif TıpAlzheimerAnne ve Bebek SağlığıAyak SağlığıBel AğrısıBel FıtığıBeslenmeBeyin ve Sinir Sistemi SağlığıCinsel Sağlık ve MutlulukÇocuk SağlığıDermatoloji (Cilt Hastalıkları)DiyabetDiyalizDoğadan Gelen SağlıkErkek SağlığıEstetik CerrahiGenel SağlıkGenetikGöz Hastalıkları ve Göz SağlığıGrip ve Grip AşısıGüzellik ve BakımHamilelik - Doğum - SezeryanHareket Sistemi SağlığıHasta HaklarıHemoroid - BasurHorlamaHormon Sistemi Sağlığıİdrar Yolları Sağlığıİnfertilite / Kısırlık ve ÇözümleriKadın SağlığıKalıtsal Hastalıklar Özel SendromlarKalp ve Damar SağlığıKanserKulak - Burun - Boğaz SağlığıLazer EpilasyonNörolojiOrtopediOtizmRomatolojik HastalıklarRuh Sağlığı / PsikolojiSaç BakımıSigara ve SağlıkSindirim Sistemi SağlığıSolunum Sistemi SağlığıSpor, Egzersiz ve Kilo KontrolüTansiyonTüp BebekUyku ProblemleriÜroloji (Bevliye)Zayıflama - DiyetZührevi Hastalıklar
 
Hastane Rehberi
Doktor Rehberi
Eczane Rehberi
Hastalık Rehberi
Tıp Sözlüğü
Şifalı Bitkiler
İlaç Rehberi
Saglik Haberleri
[Kategori: Kadın Sağlığı]

Doğum Sonrası Depresyon

Doğum yapan kadınlarda, doğumdan sonraki bir yıl içinde bazı psikiyatrik sorunlar diğer zamanlara göre daha sık ortaya çıkabilir. Bu sorunlardan birisi de yaklaşık doğum yapan her 10 kadından birinde gelişen doğum sonrası depresyondur. Genellikle doğumdan sonraki 2-8. haftalar içinde başlar ve en az iki hafta en çok bir yıl kadar sürer. Tedavi görmeyen kadınlarda 3 ay- 1 yıl arasında kendiliğinden düzelir.

Doğum sonrası depresyonun bulguları doğum yapmayan kadınlardaki depresyondan farklı değildir, ancak normal involüsyonel fenomenden (kilo kaybı, uykusuzluk vb.) ya da doğum sonrasındaki ilk günlerde %50-70 sıklıkla görülen annelik hüznünden ayırt  edilmesi güç olabilir. Bununla birlikte doğum sonrası depresyonda ailesine karşı sevgisizlik ve bebeğine karşı zıt duygular daha ön plandadır. Doğum sonrası depresyonun diğer bulguları; duygu durumun baskılanması, aktivitelere ilginin azlığı, iştah değişikliği, yorgunluk, uyku bozuklukları, çocuğun bakımında güçlükler, suçluluk hissi, kendine güven azlığı, konsantrasyon güçlüğü, psikomotor retardasyon ya da ajitasyon ve intihar düşünceleridir.

Doğum sonrası depresyonun nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Hızlı fizyolojik değişikliklerin rolü olabileceği düşünülmektedir, ancak hangi etmenlerin daha fazla neden olduğu açık değildir. Bununla birlikte bazı risk etmenlerini taşıyan kadınlarda doğum sonrası depresyonun daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bu risk etmenleri; kadının ya da eşinin işsizliği, sosyal desteğin yetersiz olması, evlilikle ilgili sorunlar, beklenmedik yaşamsal olaylar (ölüm, ayrılık vb.), planlanmamış gebelikler, çok doğum yapmış olma, daha önceki gebeliklerde depresyon geçirilmesi, anne sütü ile beslememe, kayıpla sonlanan gebelik ve doğum deneyimleri, erken anne-bebek ayrılığı ve bebeğin bakımı ile ilgili duyulan kaygılardır.

Gebelik sırasında ya da daha önce geçirilen majör depresyon öyküsünün doğum sonrası depresyon gelişimi açısından risk yarattığı bildirilmektedir. Anne sütü ile beslemenin genel yararları iyi bilinmektedir. Doğum sonrası depresyon açısından ele alındığında ise anne sütü ile beslemenin olumlu ve olumsuz etkileri olabilmektedir. Anne sütü veren kadınlar, kendilerine ayıracak zamanlarının çok az oluşu, emzirme nedeniyle uykusuz kalmaları, ilaç kullanmaları gerektiğinde bebeğe zararı olacak endişesi duymaları gibi nedenlerle kolaylıkla negatif duygu durumuna girebilirler. Bunun yanında anne sütünün hızla kesilmesinin bazı hormonal değişiklikler yoluyla depresif belirtileri daha da kötüleştirdiği düşünülmektedir.

Doğum sonrası depresyon sık görülmesine karşın çoğu kez tanı konulamamaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri kadının negatif duyguları nedeniyle kendini yalnız hissetmesi ya da utanması, rutin kontrol için çağrıldığı 6. doğum sonrası haftaya kadar doktorla görüşme olanağı bulamamış ya da hangi doktora başvuracağını kestirememiş olması, yeni doğan bebeğin verdiği heyecanla yakınmalarını dile getirememesi olabilir. Çoğu kadın sorunlarını depresyon olarak algılamaz, yine çoğu bu konuda destek arayışı içinde değildir. Bu konuda yardım arayışında olan bir kadın da çoğu kez bebeğinin doktorundan bu konuda bir yardım alabileceğini düşünmez. Ağır doğum sonrası depresyonu olan kadınların yalnızca %50'den azı belirtilerini depresyon olarak değerlendirmektedir.

Kadında doğum sonrası depresyon tanısı konulunca; bireysel ya da aile psikoterapisi, farmakolojik tedavi ve sosyal servislerin desteğinden yararlanılabilir. Aynı zamanda planlanmamış gebelikler ya da işsizlik gibi risk etkenleri aile planlaması yöntemleri ya da iş olanaklarının sağlanması ile azaltılabilir.

Kaynak: Doç. Dr. Selçuk Kırlı Uludağ Üniv. Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Konuyla ilgili şifalı bitkiler: Ahlat, Servi
 
Bu sayfayı yazdır
Bu yazıyı arkadaşına gönder
 
 Konuyla ilgili haberler
Yılda en az bir kez jinekolojik muayene şart
Menopoz sonrasına dikkat!
Regl olmaya son!
Meme ağrısı kanser işareti mi?
Kadınları en çok öldüren hastalık!
TÜM HABERLER
 
Bu kategorideki diğer yazılardan bazılarını görmek için tıklayınız.
 
Sağlık Kütüphanesi © Copyright 2007 Saglikkutuphanesi.com
EMAİL - DOKTOR EKLE - HASTANE EKLE - ECZANE EKLE
Sağlık Kütüphanesi