ANA SAYFA
Acil YardımAğız ve Diş SağlığıAkupunkturAlkol ve Madde BağımlılığıAllerjik HastalıklarAlternatif TıpAlzheimerAnne ve Bebek SağlığıAyak SağlığıBel AğrısıBel FıtığıBeslenmeBeyin ve Sinir Sistemi SağlığıCinsel Sağlık ve MutlulukÇocuk SağlığıDermatoloji (Cilt Hastalıkları)DiyabetDiyalizDoğadan Gelen SağlıkErkek SağlığıEstetik CerrahiGenel SağlıkGenetikGöz Hastalıkları ve Göz SağlığıGrip ve Grip AşısıGüzellik ve BakımHamilelik - Doğum - SezeryanHareket Sistemi SağlığıHasta HaklarıHemoroid - BasurHorlamaHormon Sistemi Sağlığıİdrar Yolları Sağlığıİnfertilite / Kısırlık ve ÇözümleriKadın SağlığıKalıtsal Hastalıklar Özel SendromlarKalp ve Damar SağlığıKanserKulak - Burun - Boğaz SağlığıLazer EpilasyonNörolojiOrtopediOtizmRomatolojik HastalıklarRuh Sağlığı / PsikolojiSaç BakımıSigara ve SağlıkSindirim Sistemi SağlığıSolunum Sistemi SağlığıSpor, Egzersiz ve Kilo KontrolüTansiyonTüp BebekÜroloji (Bevliye)Uyku ProblemleriZayıflama - DiyetZührevi Hastalıklar
 
Hastane Rehberi
Doktor Rehberi
Eczane Rehberi
Hastalık Rehberi
Tıp Sözlüğü
Şifalı Bitkiler
İlaç Rehberi
Saglik Haberleri
[Kategoriler: Kanser]

Kanserin tek sebebi stres değil

[04.02.2008]

Kanserin tek sebebi stres değil

Toplumda genel bir kanı olarak "Her hastalığın sebebi strestir" şeklinde bir inanış var. Uzmanlar hastalıklara yol açmada stres faktörünü göz ardı etmese de bunun her hastalık için geçerli olmadığını belirtiyor. Stresin bilimsel olarak kanser yaptığının henüz tespit edilmediğini vurgulayan Şifa Hastaneler Grubu Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Salahattin Sanal, stressiz bir şehir hayatı olamayacağını vurguluyor. Sanal, "Türkiye'de şehirleşme arttıkça vatandaşlarımızın üzerindeki stresin baskısı da artıyor. Stres, hayatın ta kendisidir. Bilimsel olarak salt stresin kanser sebebi olduğu tespit edilmiş değil. Strese bağlı olarak sigara içilir, alkol kullanılırsa elbette kanser olunur." dedi. Gelişmiş ülkelerde Türkiye'den de fazla stres olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sanal, "Ülkenin gelişmişliğiyle orantılı olarak stres hayatın içine giriyor. Stres, modern çağın vazgeçilmezi." şeklinde konuştu. Kansere genetik olarak normal kontrol mekanizmalarının dışına çıkan bir hücrenin sebep olduğunun altını çizen Sanal'ın verdiği bilgiye göre bir hücrenin belli bir ömrü var. Hücreler, bağımsız olarak hareket etmeye ve çoğalmaya başlıyor. Davranışlarını değiştiriyor ve diğer organlara yerleşiyorlar. Bu sebeple o organlarda meydana gelen fonksiyon ve yapı bozuklukları, bütün vücudu ilgilendiren bir zayıflığa yol açıyor. Prof. Dr. Salahattin Sanal'a göre vücuttaki her türden değişikliği iyi gözleyip kansere karşı uyanık olmak, erken teşhisin ilk şartı.

Prof. Dr. Sanal, sigara, alkollü içkiler, bazı virüs kaynaklı hastalıklar (hepatit B ve C) ile cinsel yolla bulaşan papilloma virüslerinin kansere yol açtığını vurguladı. "Tam anlamıyla kanserin tüm sebeplerini bulmuş değiliz." diyen Sanal, genellikle yaşlılıkla doğru orantılı olarak kanser riskinin arttığını ifade ediyor ve örnek olarak da erkeklerde prostat, kadınlarda meme kanserini veriyor. Sigarayı kanser yapan en önemli faktörlerden biri olarak niteleyen Sanal, sigara içenle aynı ortamda bulunan pasif içicilerin de risk taşıdığını anlattı. ABD'de ve Avrupa'da profesyonel yetişmiş insanlar arasında sigara içiminin büyük oranda bittiğinin altını çizen Sanal, "Sigara akciğer, boyun, yemek borusu (özefagus), mesane, böbrek ve pankreas kanseri yapıyor." diye konuştu.

Kanserden korunmak için neler yapmalıyız?

Sigarayı bırakın, kanser riskiniz azalsın.

Sigaranın kalp damarları üzerindeki zararlı etkisi 5, akciğer kanserlerinde 20-25 senede kaybolabiliyor.

Kilo almamaya dikkat edilmeli. Yüksek yağ içeren kilolu kişiler, kalın bağırsak kanserinden meme kanserine kadar risk taşıyor.

Egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı bir diyet uygulamak, yalnız kanser için değil, genel sağlık açısından da gereklidir.

Belli bir yaşa geldikten sonra kanser taraması yaptırılması önemli. Hanımlar 40-45 yaşından sonra mamografi çektirmeli.

Her iki cinste de kolon kanseri riski olabileceğinden şüphelenenler kolonoskopik tetkiklerini yaptırmalı.

Sağlıklı bir kadında rutin jinekolojik muayeneyi yılda bir kez öneriyoruz.

Erkeklerin 40 yaşından sonra PSA tetkiki yaptırması gerekir. Yılda bir defa da olsa prostat muayenesi uygun olur.

Kaynak: Zaman - 03 Şubat 2008
 

Konuyla ilgili şifalı bitkiler: Acı ağaç, Akkuş ağacı, Soğan, Aslandişi, Ispanak
 
 
 Diğer haberler
Geçkin erkeğin sperminde iş yok
Kulağı tehdit eden sesler
Tuhaf isimli şifalı bitkiler
Zayıflatan çikolata geliştirdiler
Kızartma yemenin zamanı değil
TÜM HABERLER
Sağlık Kütüphanesi © Copyright 2007 Saglikkutuphanesi.com
EMAİL - DOKTOR EKLE - HASTANE EKLE - ECZANE EKLE
Sağlık Kütüphanesi