ANA SAYFA
Acil YardımAğız ve Diş SağlığıAkupunkturAlkol ve Madde BağımlılığıAllerjik HastalıklarAlternatif TıpAlzheimerAnne ve Bebek SağlığıAyak SağlığıBel AğrısıBel FıtığıBeslenmeBeyin ve Sinir Sistemi SağlığıCinsel Sağlık ve MutlulukÇocuk SağlığıDermatoloji (Cilt Hastalıkları)DiyabetDiyalizDoğadan Gelen SağlıkErkek SağlığıEstetik CerrahiGenel SağlıkGenetikGöz Hastalıkları ve Göz SağlığıGrip ve Grip AşısıGüzellik ve BakımHamilelik - Doğum - SezeryanHareket Sistemi SağlığıHasta HaklarıHemoroid - BasurHorlamaHormon Sistemi Sağlığıİdrar Yolları Sağlığıİnfertilite / Kısırlık ve ÇözümleriKadın SağlığıKalıtsal Hastalıklar Özel SendromlarKalp ve Damar SağlığıKanserKulak - Burun - Boğaz SağlığıLazer EpilasyonNörolojiOrtopediOtizmRomatolojik HastalıklarRuh Sağlığı / PsikolojiSaç BakımıSigara ve SağlıkSindirim Sistemi SağlığıSolunum Sistemi SağlığıSpor, Egzersiz ve Kilo KontrolüTansiyonTüp BebekUyku ProblemleriÜroloji (Bevliye)Zayıflama - DiyetZührevi Hastalıklar
 
Hastane Rehberi
Doktor Rehberi
Eczane Rehberi
Hastalık Rehberi
Tıp Sözlüğü
Şifalı Bitkiler
İlaç Rehberi
Saglik Haberleri
[Kategoriler: Hareket Sistemi Sağlığı]

Tüm yönleriyle fıtık ve önlemenin yolları

[22.01.2008]

Tüm yönleriyle fıtık ve önlemenin yolları

Prof. Dr. Recai Tuncer, boyun fıtıklarının, bel fıtığından sonra en sık görülen omurga hastalığı olduğunu söyledi. 

Boyun fıtığının en sık trafik kazası, bir yerden düşme, başa bir şey çarpması gibi durumlarda ortaya çıktığını ancak sürekli uygun olmayan pozisyonlarda çalışan insanlarda da görülebildiğini kaydeden Prof. Dr. Tuncer, bilgisayar ekranının yanlış yerde durmasının boyun fıtığına neden olduğunu belirtti. Tuncer, “bilgisayar kullanırken boynun pozisyonu önemli. Bilgisayar ekranı uygun yerde ve yükseklikte değilse, boyun eğilerek ya da dönerek sürekli pozisyonda kalıyorsa, bu kötü pozisyonlar boyun fıtığına zemin hazırlıyor” dedi.

Prof. Dr. Recai Tuncer, bilgisayar başında çalışmak zorunda kalan kişilerin ekranı mutlaka göz hizasına ve boynun düz pozisyonda durduğu bir konuma yerleştirmeleri gerektiğini kaydetti.

Boyun fıtığında yaşın da önemli olduğunu belirten Tuncer, genç yaşlarda omurgada fıtık yapan disklerin büyük bölümünün su olduğunu söyledi. Yaş ilerledikçe sıvının azaldığını ifade eden Tuncer, “sıvı azalınca da elastikiyet azalıyor. Bununla birlikte de zedelenme olasılığı yükseliyor. Boyun fıtığı, 40 yaşın üzerindeki kişilerde daha sık görülüyor” dedi. Tuncer, şöyle konuştu:
“Boyun ağrısı, omuza ve sırta yansır. Bu, daha başlangıç dönemidir. Daha ileri aşamaya geçince kol ağrısı eklenir. Boyun ve kol birlikte ağrıyorsa, bu orta derecede ileridir. Daha ileri aşamasında ise sadece kol ağrısı kalır, boyun ağrısı kaybolur. Kola giden sinirlerin kökleri direkt olarak etkileniyordur. Bu belirtiler genel olarak yana doğru çıkmış boyun fıtıklarında görülür. Eğer ortaya doğru fıtık oluşursa, direkt olarak omuriliğe baskı yapar. Bunda da ikinci grup belirti olarak, boyundan aşağısında güçsüzlük, yürümede güçlük, ellerde beceri azalması, ince işleri yapamama, uyuşmalar ortaya çıkar.”

TEDAVİSİ BEL FITIĞINA GÖRE DAHA KOLAY
Boyun fıtıklarının bel fıtıklarından daha kolay tedavi edilebildiğini belirten Tuncer, boyun fıtıklarının bel fıtıklarına göre ameliyat dışı yöntemlere de daha fazla cevap verdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Recai Tuncer, boyunda yatarak istirahate de gerek olmadığını vurgulayarak, boyunluk takmanın önemine işaret etti. Özellikle boyun fıtığının başlangıç dönemindeki hastaların mutlaka boyunluk takması gerektiğine değinen Prof. Dr. Tuncer, “boyunluk, başın boyun üzerindeki ağırlığını azaltır ve boynu istirahate alır. Eğer siz boynu istirahate almadan başka işlemler yaparsanız, bundan yeterince cevap alamazsınız” dedi.

Prof. Dr. Tuncer, başlangıç döneminde bu tedaviyi alan hastaların yüzde 80-90’ının iyileştiğini, bunun kalıcı olması için de hastalara görev düştüğünü söyledi. Boyun fıtığının tekrar edici olduğuna dikkati çeken Tuncer, şöyle konuştu:
“Aynı yerden de tekrar edebilir, bir üstten veya alttan da tekrar edebilir. Bu hastaların hareket yeteneği bir miktar kısıtlanır. Bu kısıtlandığı zaman mevcut hareketleri yapmak için bir üst veya alt taraf daha hareketli hale gelir. Bu hareketli omurga bölgelerinde yeni fıtıklaşma riski artar. Hasta bilmeli ki, bir kez geçirdiklerinde, ‘iyi oldum, hastalık hiç olmamış gibi oldum’ diyemez, çünkü omurga bu hastalıktan sonra hiç hasta olmamış haline dönmez. Bunu engellemek için omurganın destek dokularını, yani kasları güçlendirmeniz lazım. Kasları güçlendirme egzersizleri yapacaksınız. Bunlar gayet basit, çok kolaylıkla yapılabilen egzersizlerdir. Ama ne yazık ki, bazen hekimler unutur, bazen hastaya verirsiniz, hasta bir süre sonra ‘ben iyiyim’ der bırakır. Hastalık bundan sonra tekrar eder.”

Kaynak: Ntv Msnbc - 17 Ocak 2008 Perşembe

Konuyla ilgili şifalı bitkiler: Ahlat, Armut, Kasıkotu, Muz
 
 
 Diğer haberler
Geçkin erkeğin sperminde iş yok
Kulağı tehdit eden sesler
Tuhaf isimli şifalı bitkiler
Zayıflatan çikolata geliştirdiler
Kızartma yemenin zamanı değil
TÜM HABERLER
Sağlık Kütüphanesi © Copyright 2007 Saglikkutuphanesi.com
EMAİL - DOKTOR EKLE - HASTANE EKLE - ECZANE EKLE
Sağlık Kütüphanesi