ANA SAYFA
Acil YardımAğız ve Diş SağlığıAkupunkturAlkol ve Madde BağımlılığıAllerjik HastalıklarAlternatif TıpAlzheimerAnne ve Bebek SağlığıAyak SağlığıBel AğrısıBel FıtığıBeslenmeBeyin ve Sinir Sistemi SağlığıCinsel Sağlık ve MutlulukÇocuk SağlığıDermatoloji (Cilt Hastalıkları)DiyabetDiyalizDoğadan Gelen SağlıkErkek SağlığıEstetik CerrahiGenel SağlıkGenetikGöz Hastalıkları ve Göz SağlığıGrip ve Grip AşısıGüzellik ve BakımHamilelik - Doğum - SezeryanHareket Sistemi SağlığıHasta HaklarıHemoroid - BasurHorlamaHormon Sistemi Sağlığıİdrar Yolları Sağlığıİnfertilite / Kısırlık ve ÇözümleriKadın SağlığıKalıtsal Hastalıklar Özel SendromlarKalp ve Damar SağlığıKanserKulak - Burun - Boğaz SağlığıLazer EpilasyonNörolojiOrtopediOtizmRomatolojik HastalıklarRuh Sağlığı / PsikolojiSaç BakımıSigara ve SağlıkSindirim Sistemi SağlığıSolunum Sistemi SağlığıSpor, Egzersiz ve Kilo KontrolüTansiyonTüp BebekUyku ProblemleriÜroloji (Bevliye)Zayıflama - DiyetZührevi Hastalıklar
 
Hastane Rehberi
Doktor Rehberi
Eczane Rehberi
Hastalık Rehberi
Tıp Sözlüğü
Şifalı Bitkiler
İlaç Rehberi
Saglik Haberleri
İlaç Rehberi

 A   B   C   Ç   D   E   F   G   H   I   İ   J   K   L
  M   N   O   Ö   P   R   S   Ş   T   U   Ü   V   Y   Z


Acuitel 20 Mg 20 Tablet

İlacın etken maddesi ile ilgili bilgi almak ve bu etken maddenin kullanıldığı diğer ilaçları görüntülemek için etken madde ismine tıklayın.

İlaç üreticisi firma hakkında bilgi almak için firma ismine tıklayın.

Barkod : 8699532094100
Kullanım : Kardiyovasküler (Kardiyoloji) ve Serebrovasküler Sistem » Antihipertansif (ACE inhibitörü)
Etken Madde : Kinapril Hcl
Firma : Pfizer Warner Lambert İlaç

Bu firmanın ürettiği ilaçları görmek için tıklayın.

FORMÜLÜ
Her bölünebilir film kaplı tablette 20 mg kinaprile eşdeğer miktarda kinapril
hidroklorür ve boyar madde olarak sarı ve kırmızı demir oksit, titanyum dioksit
içerir.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Farmakodinamik özellikler
Kinapril hidroklorür, nonsülfhidril bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE)
inhibitörü olan kinaprilatın etil esteri olan kinaprilin tuzudur.
Hafif ila orta şiddette hipertansiyonu olan hastalara verilen 10 ila 40 mg
kinapril, nabız üzerinde minimal etkiyle birlikte sırt üstü, oturur vaziyette ve
ayaktaki kan basıncı üzerinde azalmaya yol açar. Antihipertansif etki bir saat
içinde başlar ve pik etkiler genelde dozun alınmasından sonraki iki ila dört saat
içinde elde edilir. Kan basıncını maksimum düzeyde düşürücü etkilerin elde
edilmesi bazı hastalarda tedavinin ikinci haftasını bulur. Önerilen dozlarda,
antihipertansif etkiler hastaların çoğunda 24 saatlik doz aralığı boyunca
korunur ve uzun süreli tedavi sırasında sürdürülür.
Hipertansiyon hastalarında yapılan hemodinamik değerlendirmeler, kinapril
tarafından meydana getirilen kan basıncında düşmenin, kalp atışı, kardiyak
indeks, renal kan akışı, glomerülar filtrasyon hızı ve filtrasyon oranı üzerinde
az veya hiç değişiklik yapmaksızın toplam periferik dirençte ve renal vasküler
dirençte bir azalmayı beraberinde getirdiğini göstermiştir.
Tiyazid grubu diüretiklerle birlikte yapılan tedavi ve/veya bir beta-bloker
tedavisinin eklenmesi kinaprilin antihipertansif etkilerini iyileştirir ve bu
maddelerin herhangi birinin tek başına uygulanması ile görülenden daha fazla
kan basıncı düşürücü eki gösterir Aynı günlük dozlar verilen yaşlılarda (≥65
yaş) ve daha genç yetişkin hastalardaki terapötik etkiler, yaşlı hastalardaki
advers olaylarda herhangi bir artış görülmeksizin aynıdır.
Konjestif kalp yetersizliği bulunan hastalara verilen kinapril periferik vasküler
direnci, ortalama arteriyel basıncı, sistolik ve diyastolik kan basıncını,
pulmoner kapiller uç basıncını düşürür, kardiyak kan çıkışını ise artırır.
Etki Mekanizması
Kinapril çabuk şekilde deesterifikasyona uğrayarak güçlü bir anjiyotensin
dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü olan kinaprilata (kinapril diasit, ana
metabolit) dönüşür. ADE, anjiyotensin I’in, adrenal korteks tarafından
aldosteron salgılanmasını uyarmak da dahil olmak üzere bir çok değişik
mekanizmalar aracılığıyla vasküler kontrolde görev yapan vazokonstriktör
anjiyotensin II’ye dönüştürülmesini katalize eden bir peptidil dipeptidazdır.
Renin salgılanması üzerindeki anjiyotensin II negatif geri beslemesinin
kaldırılması plazma renin aktivitesinin artmasına yol açar.
Antihipertansif etkinin ana mekanizmasının renin-anjiyotensin-aldosteron
sistemi yoluyla olması düşünülürken, kinapril düşük renin hipertansiyonu olan
hastalarda bile antihipertansif etkilere yol açmaktadır. Kinapril monoterapisi
incelenen bütün ırklarda etkili bir antihipertansif etkiye sahiptir.
Kinapril de dahil olmak üzere ADE inhibitörleri insülin duyarlılığını artırabilir.
Farmakokinetik özellikler
Oral uygulama sonrası kinapril pik plazma konsantrasyonları 1 saat içinde
gözlenir. Kinaprilin geri kazanımına ve idrardaki metabolitlerine dayanarak,
absorpsiyon oranı yaklaşık %60’tır. Oral yoldan uygulanan kinaprilin %38’i
sistemik olarak kinaprilat şeklinde mevcuttur. Kinaprilat esas olarak idrar
yoluyla atılır ve yaklaşık üç saatlik bir etkili birikim yarı ömrüne sahiptir.
Plazmada dolaşan gerek kinapril gerekse kinaprilatın yaklaşık %97’si
proteinlere bağlanır.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda, kinaprilatın görünen eliminasyon yarı ömrü
kreatinin klirensi azaldıkça artış gösterir. İleri derecede böbrek yetmezliği olan
ve kronik hemodiyaliz veya sürekli ambülatör peritoneal diyalize bağlı hastalar
üzerinde yapılan farmakokinetik çalışmalar, diyalizin kinapril ve kinaprilatın yok
edilmesi üzerindeki etkisinin küçük olduğunu göstermektedir. Plazma kinaprilat
klirensi ve kreatinin klirensi arasında lineer bir korelasyon mevcuttur.
Kinaprilatın yok edilmesi yaşlı hastalarda da (≥65 yaş) azalmaktadır ve böbrek
fonksiyonlarıyla doğrudan bir ilişki kurmaktadır (Bkz. Kullanım Şekli ve Dozu).
Yaşlılardaki Farmakokinetiği:
Yaşlı hastalar kinaprilat için genç hastadakilerden daha yüksek eğri altı alanı
(EAA) ve pik seviyeleri göstermiştir; bu da yaşın kendisinden çok renal
fonksiyonlardaki düşme ile ilgili görünmüştür. Hastaların %21’inin 65 yaş veya
üstü olduğu kontrollü ve kontrolsüz çalışmalarda yaşlı ve genç hastalar
arasında etkinlik veya güvenilirlik açısından herhangi bir farklılık
gözlenmemiştir. Ne var ki, bazı yaşlı bireylerde daha yüksek bir hassasiyetin
var olduğu da göz ardı edilemez.

ENDİKASYONLARI
Hipertansiyon
Kinapril hipertansiyon tedavisinde endikedir. Kinapril, hipertansiyon
hastalarında monoterapi şeklinde veya tiyazid diüretikleri ve beta-blokerleri ile
birlikte uygulamada etkilidir.
Konjestif Kalp Yetersizliği
Kinapril bir diüretik ve/veya kardiyak glikosid ile birlikte uygulandığında
konjestif kalp yetersizliği tedavisinde etkilidir.

KONTRENDİKASYONLARI
Kinapril ve preparatın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda ve
bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü ile yapılan önceki bir tedaviyle
bağlantılı olarak bileteral renal arter stenozu,primer hiperaldesteronizm, kazanılmış
(idiopatik) ve kalıtsal anjiyoödem geçmişi olan hastalarda kontrendikedir. Diğer ADE
inhibitörleri ile çapraz duyarlılığı değerlendirilmemiştir.
.
Gebelik ve Laktasyon
Gebelik:
Hamilelik kategorisi C (ilk trimester) ve D (ikinci ve üçüncü trimester)’dir. Gebe
kadınlara verildiği taktirde, ADE inhibitörleri fetal ve neonatal morbiditeye veya
mortaliteye yol açabilirler. Gebelik teşhis edildiği taktirde, ADE inhibitörlerinin
kullanımına mümkün olan en kısa sürede son verilmelidir. ADE inhibitörlerinin
gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde kullanılmasına ilişkin olarak,
yenidoğanda hipotansiyon, böbrek yetmezliği, kafatası hipoplazisi ve/veya ölüm
raporları bildirilmiştir. Fetüsün böbrek fonksiyonlarında azalma temsil ettiği kabul
edilerek oligohidramniyoz da bildirilmiştir; oligohidramniyozun yol açtığı
ekstremite kontraktürleri, kraniyofasiyal deformasyonlar, hipoplastik akciğer
gelişimi ve rahim içi büyüme gerilikleri de bildirilmiştir. Bu advers etkilerin ilk üç
ay ile sınırlı maruz kalmaların sonucu olmadığı görülmekle birlikte, embriyoları
ve fetüsleri sadece ilk üç aylık dönemde maruz kalmış anneler de bu şekilde
bilgilendirilmelidir. Bununla birlikte, bir kadın ADE inhibitörleri alırken gebe
kalacağı taktirde, ilaç mümkün olan en kısa sürede kesilmelidir.
Gebeliklerinin ikinci ve üçüncü üç aylı dönemlerinde ADE inhibitörlerine ihtiyaç
duyan hastalar, fetüse gelebilecek potansiyel tehlikeler hakkında
bilgilendirilmelidir; oligohidramniyozu teşhis etmek üzere sık sık ultrasonografi
yapılmalıdır. Ancak, hastalar ve doktorlar, oligohidramniyozun, fetüs geri
dönülmez şekilde zarar görmeden önce görülemeyeceğini de bilmelidirler.
Oligohidramniyoz gözlendiği taktirde, anne için hayat kurtarıcı olması söz
konusu olması haricinde, kinaprilin kullanımına son verilmelidir.
ADE inhibitörlerine maruz kalan fetüs/neonat için diğer potansiyel riskler
arasında rahim içi büyüme gerilikleri, prematürite ve “patent ductus arteriosus”
yer almaktadır; fetal ölüm de bildirilmiştir. Ancak, bu vakaların ADE
inhibisyonu ile mi yoksa var olan maternal bir hastalık ile mi ilintili olduğu açık
değildir. İlk üç aylık dönemle sınırlı maruz kalmanın fetal sonuçları advers
şekilde etkileyip etkilemediği bilinmemektedir.
Rahim içinde ADE inhibitörlerine maruz kalan bebekler hipotansiyon, oligüri ve
hiperkalemi açısından yakın gözetime tabi tutulmalıdırlar. Oligüri meydana
geldiği taktirde, kan basıncı tedariki ve renal perfüzyona dikkat edilmelidir.
Laktasyon:
Kinapril de dahil olmak üzere, ADE inhibitörleri sınırlı miktarda anne sütüne
geçmektedir. Bu yüzden, emziren annelere kinapril verirken dikkatli
olunmalıdır.

UYARILAR / ÖNLEMLER
Baş ve Boyunda Anjiyoödem: Anjiyoödem, kinapril alan hastaların %0.1’i de
dahil olmak üzere ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir.
Yüz, dil veya glottiste laringeal stridor veya anjiyoödem görüldüğü taktirde,
kinapril tedavisi derhal kesilmelidir; hasta kabul görmüş tıbbi bakım
yöntemlerine uygun şekilde tedavi edilmeli ve şişme yok olana dek sıkı
gözetim altında tutulmalıdır. Şişmenin yüz ve dudaklarla sınırlı kaldığı
durumlarda vaka genel olarak tedaviye gerek kalmadan düzelmektedir;
semptomların iyileştirilmesinde antihistaminikler yararlı olabilmektedir.
Larinksin de tutulum gösterdiği anjiyoödem durumu ölümcül olabilir. Dil, glottis
ve larinkse hava yollarını tıkayacak şekilde müdahale durumunda subkütan
adrenalin (epinefrin) çözeltisi 1:1000 (0.3 ila 0.5 ml arası) de dahil olmak fakat
bununla sınırlı kalmamak kaydıyla, uygun acil durum tedavisi derhal
uygulanmalıdır.
İntestinal Anjiyoödem: İntestinal anjiyoödem ADE inhibitörleri ile tedavi edilen
hastalarda bildirilmiştir. Bu hastalarda abdominal ağrı, bulantı veya kusma ile
birlikte veya bulantı veya kusma olmaksızın görülebilir. Bazı olguların
geçmişinde fasiyal anjioödem öyküsü bulunmayabilir ve C – 1 esteraz
düzeyleri normaldir. Anjiyoödem tanısı, kompüterize tomografi (CT scan) ve
ultrasound gibi tetkik yöntemleri ile konulmuştur ve semptomlar ADE
tedavisinin kesilmesi ile geçmiştir. İntestinal anjiyoödem ayırıcı tanısına ADE
inhibitörü kullanan ve karın ağrısı ile kendini gösteren hastalar da dahil
edilmelidir.
ADE inhibitörü tedavisi ile bağlantılı olmayan anjiyoödem geçmişine sahip
hastaların anjiyoödem riskleri bir ADE inhibitörü alırken artabilir.
Anafilaktoid reaksiyonlar:
Desensitizasyon: Himenoptera zehiri ile desensitizasyon tedavisi sırasında
ADE inhibitörleri alan hastalar hayatı tehdit edici boyutta anafilaktoid
reaksiyonlar geçirmişlerdir. Aynı hastalarda, bu reaksiyonlar ADE inhibitörleri
geçici olarak kesildiğinde önlenmiş fakat kazara tekrar kullanım sırasında
yeniden ortaya çıkmışlardır.
LDL aferezi: Dekstran-sülfat absorpsiyonlu düşük yoğunluklu lipoprotein
aferezi uygulanan hastalarda, bir ADE inhibitörü ile birlikte tedavi uygulanması
sırasında anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir.
Hemodiyaliz: Klinik kanıtlar, belirli yüksek geçirgenlikli membranlar
(poliakrilonitril membranlar) kullanılarak hemodiyaliz uygulanan hastaların
ADE inhibitörü tedavisiyle birlikte anafilaktoid reaksiyonlar geçirme
olasılıklarının bulunduğunu göstermiştir. Gerek alternatif antihipertansif
ilaçların kullanımı gerekse hemodiyaliz için alternatif membranların kullanımı
ile bu kombinasyondan kaçınılmalıdır.
Hipotansiyon: Semptomatik hipotansiyon kinapril ile tedavi edilen komplike
olmayan hipertansif hastalarda nadiren görülmekle birlikte, tuzsuz rejim
uygulayan veya diyaliz uygulanmakta olan, diüretiklerle tedavi edilmiş olan
hastalar gibi tuz/hacim kaybı olan hastalarda ADE inhibisyon tedavisinin olası
bir sonucu olarak meydana gelebilir.
Bir diüretik almakta olan hastalara kinapril başlandığında semptomatik
hipotansiyon görülebilir. Diüretik alan hastalarda, kinaprile başlanmadan iki
veya üç gün önce mümkünse diüretiğin kesilmesi önem taşımaktadır. Kan
basıncı sadece kinapril ile kontrol edilemiyorsa, diüretik tedavisine devam
edilmelidir. Diüretik tedavisini kesmek mümkün değilse, kinaprile düşük bir
doz ile başlanmalıdır. (Bkz. İlaç Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler)
Aşırı hipotansiyon riski olan konjestif kalp yetersizliği bulunan hastalarda
kinapril tedavisi yakın tıbbi gözetim altında tavsiye edilen dozda
başlatılmalıdır; bu hastalar tedavinin ilk iki haftası boyunca ve kinapril dozu
artırıldığında izlenmelidir.
Semptomatik hipotansiyon meydana geldiği taktirde, hasta sırt üstü yatırılmalı
ve gerekirse, intravenöz yoldan normal salin verilmelidir. Geçici bir hipotansif
yanıt dozun artırılması için herhangi bir kontrendikasyon teşkil etmemektedir;
ancak, bu olay gerçekleştiği taktirde kinapril veya birlikte alınan herhangi bir
diüretik tedavisinin dozunun azaltılması düşünülmelidir.
Nötropeni/Agranülositoz: ADE inhibitörleri komplike olmayan hipertansiyon
hastalarında nadiren agranülositoz veya kemik iliği depresyonuna yol açmıştır
ancak özellikle kollajen vasküler hastalığı olan böbrek yetmezliği hastalarında
bu hastalıklara daha sık yol açmaktadır. Kinapril tedavisi sırasında
agranülositoz nadiren bildirilmiştir. Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi,
kollajen vasküler hastalığı ve/veya böbrek hastalığı olan hastalarda akyuvar
sayısı değerlendirilmelidir.
Fetal/Neonatal Morbidite ve Mortalite: Bkz. Gebelik ve Laktasyon
Böbrek Yetmezliği: Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini inhibe etmenin bir
sonucu olarak, duyarlı hastalarda böbrek işlevlerinde değişiklikler meydana
gelmesi beklenebilir. Şiddetli kalp rahatsızlığı olan ve böbrek fonksiyonları
renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine dayanan hastalarda, kinapril de dahil
olmak üzere ADE inhibitörleri ile tedavi oligüri ve/veya ilerleyen azotemi ve
nadiren de akut böbrek yetmezliği ve/veya ölüme yol açabilir.
Kinaprilin yarı ömrü kreatinin klirensi azaldıkça uzar. Kreatinin klirensleri <60
ml/dak olan hastalar daha düşük kinapril başlangıç dozuna ihtiyaç duyar
(Bkz. Kullanım Şekli ve Dozu). Bu hastalarda doz terapötik yanıta bağlı olarak
yukarı doğru titre edilmeli ve ilk çalışmalar kinaprilin böbrek fonksiyonlarındaki
bozulmayı daha da ileri götürdüğüne işaret etmese de renal fonksiyonlar
yakından takip edilmelidir.
Önceden var olan görünen renal vasküler hastalığı bulunmayan bazı
hipertansiyon veya kalp yetersizliği hastaları, özellikle kinapril bir diüretik ile
birlikte verildiğinde, kan üre nitrojeninde ve serum kreatininde, genelde küçük
ve geçici olmak üzere, artışlar geliştirmişlerdir. Önceden böbrek yetmezliği
olan hastalarda bu durumun gerçekleşme olasılığı daha fazladır. Doz azaltımı
ve/veya diüretiğin ve/veya kinaprilin kesilmesi gerekebilir.
Unilateral veya bilateral renal arter stenozu olan hastalarda yapılan klinik
çalışmalarda, ADE inhibitörü tedavisi sonrası bazı hastalarda kan üre
nitrojeninde ve serum kreatininde artışlar gözlenmiştir. Bu artışlar neredeyse
her zaman ADE inhibitörü ve/veya diüretik tedavisinin kesilmesiyle geri
döndürülebilmiştir. Söz konusu hastalarda renal fonksiyonlar tedavinin ilk
birkaç haftası boyunca izlenmelidir.
Karaciğer Yetmezliği: Kinapril bir diüretikle birlikte kullanıldığında, sıvı ve
elektrolit dengesindeki küçük değişiklikler hepatik komaya yol açabileceğinden
karaciğer yetmezliği veya ilerleyen karaciğer hastalığı olan hastalarda dikkatli
olunmalıdır. Kinaprilin kinaprilata metabolizması normalde hepatik esteraza
bağlıdır. Kinaprilin deesterifikasyonunda zayıflama meydana geleceğinden
alkolik siroz hastalarında kinaprilat konsantrasyonları azalma gösterir.
Hiperkalemi ve Potasyum Tutucu Diüretikler: Diğer ADE inhibitörlerinde
olduğu gibi, sadece kinapril tedavisi gören hastaların serum potasyum
seviyeleri yükselebilir. Birlikte uygulandığında, kinapril tiyazid diüretikleri
kullanımı sonucu meydana gelen hipokalemiyi azaltabilir. Kinapril, potasyum
tutucu diüretikler ile birlikte tedavi olarak incelenmemiştir. Serum
potasyumundaki yükselmelerin daha da artması riski nedeniyle, potasyum
tutucu diüretikler ile yapılacak kombinasyon tedavisinin ihtiyatla başlatılması
ve hastanın serum potasyum seviyelerinin yakından takip edilmesi tavsiye
edilir (yukarıdaki Hipotansiyon başlığına ve İlaç Etkileşimleri ve Diğer
Etkileşimler bölümüne bakınız).
Hipoglisemi ve Diyabet: ADE inhibitörleri insülin veya oral hipoglisemik ajan
alan diyabet hastalarında hipoglisemiye yol açmıştır; diyabet hastalarının
daha yakından izlenmesi gerekebilir.
Öksürük: Kinapril de dahil olmak üzere ADE inhibitörlerinin kullanımında öksürük
bildirilmiştir. Karakteristik olarak, öksürük üretken değildir, süreklidir ve tedavinin
kesilmesiyle birlikte geçmektedir. ADE inhibitörünün neden olduğu öksürük,
öksürüğün diferansiyel teşhisinin bir parçası olarak düşünülmelidir.
Cerrahi/Anestezi: ADE inhibitörleri telafi edici renin salgılanmasından sonraki
anjiyotensin II oluşumunu bloke ettikleri için hastalara büyük cerrahi veya
anestezi uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Bu durum, hacim artışı ile
düzeltilebilecek olan hipotansiyona yol açabilir.
Araç ve Makine Kullanma Üzerindeki Etkileri
Makine veya motorlu araç kullanma yetileri, özellikle kinapril tedavisinin
başlangıcında zarar görebilir.

YAN ETKİLER/ADVERS ETKiLER
Advers etkiler genelde hafif ve geçici olmuştur. Kontrollü çalışmalarda en sık
rastlanan klinik advers reaksiyonlar baş ağrısı (%7.2), baş dönmesi (%5.5),
öksürük (%3.9), bitkinlik (%3.5), rinit (%3.2), bulantı ve/veya kusma (%2.8) ve
miyaljidir (%2.2). Karakteristik olarak, öksürüğün kuru ve sürekli olduğu ve
tedavinin kesilmesiyle sona erdiği unutulmamalıdır.
Kontrollü klinik çalışmalarda, kinapril ile tedavi edilen hasta grubunda yan
etkilere bağlı tedaviyi bırakma oranı %5.3 olmuştur.
Kontrollü veya kontrolsüz çalışmalarda kinapril (diüretik ile birlikte veya
değil) ile tedavi gören hastaların %0.5’i ila <%1.0’ında (belirtildiği durumlar
hariç) meydana gelen ve tedaviyle ilgisi muhtemel, büyük olasılıkla veya
kesin veya belirsiz klinik advers etkiler ve klinik çalışmalarda veya
pazarlama sonrası deneyimlerde daha az sıklıkta rastlanan olaylar
şunlardır:
Kan ve lenfatik sistem rahatsızlıkları: hemolitik anemi, trombositopeni
İmmün sistem rahatsızlıkları: anafilaktoid reaksiyon
Psikiyatrik rahatsızlıklar: depresyon, sinirlilik
Sinir sistemi rahatsızlıkları: uyku hali, baş dönmesi
Göz rahatsızlıkları: ambliyopi
Kardiyak rahatsızlıklar: anjina pektoris, çarpıntı, taşikardi
Vasküler rahatsızlıklar: postüral hipotansiyon*, senkop, vasodilatasyon
Gastrointestinal rahatsızlıklar: ağız veya boğazda kuruluk, gaz, pankreatit
Deri ve deri altı dokusu rahatsızlıkları: alopesi, eksfoliyatif dermatit, terleme
artışı, pemfigus, fotosensitivite reaksiyonu, pruritus, döküntü
İskelet-kas ve bağ dokusu rahatsızlıkları: artralji
Renal ve ürogenital rahatsızlıklar: üriner sistem enfeksiyonu
Üreme organları ve meme rahatsızlıkları: impotans
Genel rahatsızlıklar: ödem (periferik ve jeneralize)
Nadir Olaylar: Kinapril alan hastalarda anjiyoödem (%0.1) bildirilmiştir
(bkz. Kontrendikasyonlar ve Uyarılar/Önlemler). Kinaprille ender görülse de,
diğer ADE inhibitörleri ile eozinofilik pnömoni bildirilmiştir.
Klinik Laboratuvar Test Bulguları:
Agranülositoz ve nötropeni kinapril uygulaması ile nadiren rapor edilmiş olup
kinaprille olan neden-sonuç ilişkisi kesin değildir. (Bkz. Özel Uyarılar/ Özel
Kullanım Önlemleri)
Hiperkalemi: (Bkz. Uyarılar/ Önlemler)
Kreatinin ve Kan Üre Nitrojeni: Serum kreatinin ve kan üre nitrojeninde artışlar
(normalin üst limitinin >1.25 katı) sadece kinapril ile tedavi edilen hastaların
sırasıyla %2’si ve %2’sinde gözlenmiştir. Artışların, birlikte diüretik tedavisi
alan hastalarda meydana gelme olasılığı, sadece kinapril alan hastalardakine
kıyasla daha yüksektir. Bu artışlar çoğunlukla tedavi sırasında geri
dönmektedir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ VE DİĞER ETKİLEŞİMLER
Tetrasiklin ve magnezyumla etkileşen diğer ilaçlar: Tetrasiklinin kinapril ile
birlikte uygulanması, tetrasiklin absorpsiyonunu %28 ila %37 oranında
azaltmıştır. Absorpsiyondaki bu düşmenin nedeni kinapril formülü içinde bir
eksipiyan olarak yer alan magnezyum karbonatın bulunmasıdır. Kinapril ve
tetrasiklin birlikte reçete edildiğinde bu etkileşim göz önünde
bulundurulmalıdır.
Lityum: Lityum ve ADE inhibitör tedavisini birlikte alan hastalarda, bu
maddelerin sodyum kaybedici etkisi olması nedeniyle serum lityum
seviyelerinde artış ve lityum toksisitesi semptomları bildirilmiştir. Bu ilaçlar
birlikte alınırken dikkatli olunmalıdır ve ayrıca serum lityum seviyelerinin sık
sık kontrol edilmesi önerilir. Aynı zamanda bir diüretik de kullanılıyorsa, bu da
lityum toksisitesi riskini artırabilir.
Diğer Ajanlar: Kinapril propranolol, hidroklorotiyazid, digoksin veya simetidin
ile birlikte uygulandığında, klinik açıdan önemli herhangi bir farmakokinetik
etkileşim meydana gelmemiştir.
Tek doz varfarinin antikoagülan etkisi (protrombin süresi ile ölçülen), günde iki
defa birlikte alınan kinaprille önemli bir değişikliğe uğramamıştır.
Atorvastatinin birden fazla 10 mg’lık dozlarının 80 mg kinapril ile birlikte verilmesi
atorvastatinin kararlı durum farmakokinetik parametrelerinde önemli bir
değişikliğe yol açmamıştır.
Birlikte Diüretik Tedavisi: Diğer ADE inhibitörlerinde de olduğu gibi, diüretik
alan, özellikle de diüretik tedavisine yakın zamanda başlamış olan hastalar,
kinapril ile tedaviye başlandıktan sonra kan basıncında zaman zaman aşırı bir
düşme yaşayabilirler. Kinaprilin ilk dozu sonrasındaki hipotansif etkiler,
tedaviye başlamadan birkaç gün önce diüretik tedavisini kesmekle en aza
indirilebilir. Diüretiğe son vermek mümkün değilse, kinaprilin başlangıç dozu
azaltılmalıdır. Bir diüretiğe devam edilen hastalarda, kinaprilin ilk dozu
sonrasındaki iki saat boyunca tıbbi gözetim sağlanmalıdır (Bkz.
Uyarılar/Önlemler ve Kullanım Şekli ve Dozu).
Serum Potasyumu Artıran Maddeler: Kinapril, aldosteron seviyelerini
düşürebilen bir ADE inhibitörü olup, bu da sonuçta potasyum tutulmasına
neden olabilir. Bu yüzden, kinaprilin potasyum tutucu diüretikler (örneğin:
spironolakton, triamteren veya amilorid), potasyum katkıları veya potasyum
içeren tuz yerine geçen maddeler ile birlikte tedavisi uygulanırken dikkatli
olunmalı ve serum potasyumu uygun şekilde gözlenmelidir. (Bkz.
Uyarılar/Önlemler).

KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Hipertansiyon:
Monoterapi: Kinaprilin diüretik almayan hastalarda tavsiye edilen başlangıç
dozu günde bir defa 10 veya 20 mg’dır. Klinik yanıta göre, dozaj genelde tek
bir doz olarak verilen veya iki doza bölünerek de verilebilecek olan 20 veya 40
mg/gün’e titre edilebilir (dozu iki katına çıkararak). Genel olarak, doz
ayarlamaları dört haftalık zaman aralıklarıyla yapılmalıdır. Günde tek doz
rejimiyle hastaların çoğunda uzun süreli kontrol sağlanmaktadır. Hastaların 80
mg/gün kinapril dozlarına kadar tedavi edildikleri olmuştur.
Birlikte Kullanılan Diüretikler: Bir diüretikle tedaviye devam etmek zorunda
olan hastalarda kinaprilin başlangıç dozajı, daha sonrasında optimal yanıt
alana dek titre edilmek (yukarıda anlatıldığı gibi) kaydıyla 5 mg’dır. (Bkz. İlaç
Etkileşimleri ve Diğer Etkileşimler)
Konjestif Kalp Yetersizliği:
Kinapril diüretikler ve/veya kardiyak glikosidler ile tedavide ek olarak
endikedir. Konjestif kalp yetersizliği bulunan hastalarda tavsiye edilen
başlangıç dozu günde bir veya iki defa alınacak 5 mg’dır ancak hasta bunun
sonrasında semptomatik hipotansiyon açısından yakından izlenmelidir.
Kinaprilin başlangıç dozu iyi tolere edildiği taktirde, hastanın birlikte aldığı
tedavi ile beraber kinapril dozu, iki eşit parçaya bölünmüş dozlar halinde
günde 10 ila 40 mg’lık etkili bir doza kadar titre edilebilir.
Böbrek Yetmezliğinde Kullanım:
Bkz. Uyarılar/Önlemler. Kinetik veriler kinapril eliminasyonunun renal fonksiyon
seviyesine bağlı olduğunu göstermektedir. Kinaprilin tavsiye edilen başlangıç
dozu kreatinin klirensi 30 ml/dak’ın üzerinde olan hastalarda 5 mg, kreatinin
klirensi 30 ml/dak’ın altında olan hastalarda ise 2.5 mg’dır. Başlangıç dozu iyi
tolere edildiği taktirde kinapril ertesi gün günde iki defa verilebilir. Aşırı
hipotansiyonun veya renal fonksiyonda önemli derecede bir bozulma olmadığı
durumlarda doz, klinik ve hemodinamik yanıta bağlı olarak haftalık zaman
aralıklarıyla artırılabilir. Böbrek yetmezliği bulunan hastalardan elde edilen
klinik ve farmakokinetik verilere dayanan tavsiye edilen başlangıç dozları
şöyledir:
Kreatinin Klirensi Tavsiye Edilen Maksimum Başlangıç Dozu
(mL/dak) (mg)
>60 10
30-60 5
10-30 2.5
<10 *
* Bu hastalara spesifik doz önerilerinde bulunmak için şu anda yeterli
deneyim mevcut değildir.
Yaşlılarda Kullanım:
Tek başına yaş, kinaprilin etkinliğini veya güvenilirliğini etkiler gibi
görünmemektedir. Bu yüzden, kinaprilin yaşlı hastalarda tavsiye edilen
başlangıç dozu günde bir defa verilecek 10 mg olup bu doz daha sonrasında
optimal yanıtı alana dek titre edilebilir.
Çocuklarda Kullanım:
Kinaprilin pediyatrik hastalardaki etkinlik ve güvenilirliği henüz belirlenmemiştir.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
Kinapril ile meydana gelen doz aşımının tedavisi hakkında herhangi bir
spesifik bilgi mevcut değildir. En olası klinik belirtiler, normalde intravenöz
hacim artışı ile tedavi edilebilecek şiddetli hipotansiyon nedenli
semptomlardır. Tedavi, tıbbi bakım tesisi ile sürekli olmak üzere semptomatik
ve destekleyicidir.Hemodiyalizin ve peritoneal diyalizin kinapril ve kinaprilatın
yok edilmesi üzerindeki etkisi küçüktür.

SAKLAMA KOŞULLARI
25°C altındaki oda sıcaklığında kuru bir yerde saklanmalıdır.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI
Her bölünebilir film tablette 20 mg kinapril içeren 20 tabletlik ambalajlarda
sunulmuştur.
PİYASADA MEVCUT DİĞER FARMASÖTİK DOZAJ ŞEKİLLERİ
Preparatın ayrıca Acuitel 5 mg film tablet isimli formu da mevcuttur.
RUHSAT SAHİBİ
Parke-Davis Lisansı ile
Pfizer İlaçları Ltd.Şti.
34347 Ortaköy-İSTANBUL
ÜRETİM YERİ
Pfizer İlaçları Ltd. Şti. 34347 Ortaköy – İstanbul
Ruhsat tarihi: 17.02.1997
Ruhsat no: 181/76
Reçete ile satılır.
Hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.
Çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Hastalar için Bilgiler
Gebelik:Gebe kalma yaşındaki kadın hastalar ikinci ve üçüncü üç aylık
dönemlerde ADE inhibitörlerine maruz kalmanın sonuçları hakkında
bilgilendirilmelidir. Bu hastalardan gebeliklerini en kısa zamanda doktorlarına
bildirmeleri istenmelidir.
Anjiyoödem: Laringeal ödem de dahil olmak üzere anjiyoödem özellikle
kinaprilin ilk dozu sonrasında meydana gelebilir. Hastalara, anjiyoödem
habercisi herhangi bir işaret veya semptom (yüzde, ekstremitelerde, gözlerde,
dudaklarda, dilde şişme; yutkunma veya nefes alma güçlüğü) meydana
geldiğinde kinapril uygulamasına derhal son vermeleri ve doktorlarına
danışmaları tavsiye edilmelidir.
Hipotansiyon: Hastalar kinapril tedavisinin özellikle ilk birkaç gününde
meydana gelen baş dönmesini bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.
Bütün hastalar, sıvı hacminde azalma meydana geleceği için yetersiz sıvı
alımı, aşırı terleme veya dehidrasyonun kan basıncında aşırı bir düşmeye
neden olabileceği konusunda uyarılmalıdır. Kusma veya ishal gibi diğer hacim
azaltıcı olaylar da kan basıncında düşmeye neden olabilir; hastalara
doktorlarına danışmaları tavsiye edilmelidir.
Hiperkalemi: Hastalara doktorlarına danışmadan potasyum katkıları veya
potasyum içeren tuz yerine geçen maddeler kullanmamaları söylenmelidir.
Nötropeni: Nötropeni işareti olabileceğinden, hastalara herhangi bir
enfeksiyon endikasyonunu (örn, boğaz ağrısı, ateş) derhal bildirmeleri
söylenmelidir.
Cerrahi/Anestezi: Cerrahi ve/veya anestezi uygulanması planlanan hastalar
doktorlarına ADE inhibitörü kullandıklarını bildirmeleri konusunda
uyarılmalıdırlar.
NOT: Diğer birçok ilaçta olduğu gibi, kinapril ile tedavi gören hastalara belirli
tavsiyelerde mutlaka bulunulmalıdır. Bu bilgilerin verilme amacı bu ilacın
güvenli ve etkili şekilde kullanılmasına yardımcı olmaktır. Olası tüm advers
veya amaçlanan etkilerin bir ifadesi değildir.

 A   B   C   Ç   D   E   F   G   H   I   İ   J   K   L
  M   N   O   Ö   P   R   S   Ş   T   U   Ü   V   Y   Z

Sağlık Kütüphanesi © Copyright 2007 Saglikkutuphanesi.com
EMAİL - DOKTOR EKLE - HASTANE EKLE - ECZANE EKLE
Sağlık Kütüphanesi