FORMÜLÜ :
Toremifen sitrat 88.5 mg (60 mg toremifen eşdeğeri)
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER :
Farmakodinamik Özellikler:
Toremifen, nonsteroid yapıda, trifeniletilen türevidir. Bu sınıftan olan diğer ilaçlar, örneğin
tamoksifen, klomifen gibi, toremifen de östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenik,
antiöstrojenik etki yapabilir veya her iki özelliği de gösterebilir. Bu ise tedavi süresine, hedef
organa ve kullanılan endikasyona bağlıdır.
Meme kanserinde toremifen'in antitümör etkisi esas olarak antiöstrojenik aktiviteden ileri
gelmektedir. Yani, kanserde östrojen bağlanma yerleri ile yarışarak tümörlü dokuda
östrojenin büyümeyi stimüle edici etkilerini bloke etmektedir.
Toremifen, antiöstrojenik aktivitenin göstergesi olarak bazı postmenopozal kadınlarda
östradiol ile oluşan vajinal kornifikasyonda azalmaya neden olur. Toremifen’in ayrıca serum
gonadotropin (FSH ve LH) konsantrasyonlarında azalma ile gösterilen östrojenik aktivitesi
vardır.
Farmakokinetik Özellikler :
Ortalama yarı ömrü 4 saat olan dağılım fazını eliminasyon fazı takip eder. Eliminasyon
fazının yarı ömrü ise ortalama 5 gündür. Major metabolitleri olan N- demetiltoremifen ve
(deamino-hidroksi) toremifen’in eliminasyon yarı ömürleri sırası ile 6 ve 4 gündür. Toplam
klirens ortalama 5 L / saattir.
Toremifen oral uygulandığında iyi emilir. 3 saat içinde serum pik konsantrasyonlarına ulaşır.
Besin alımı emilimi etkilemez. Toremifen, 10-680 mg arasındaki günlük oral dozlarda lineer
serum kinetiğine uyar. Kararlı durumdaki serum toremifen konsantrasyonunun bireyler arası
değişimi çok küçüktür ve kararlı duruma yaklaşık 4-6 haftada ulaşır. Toremifen albumin başta
olmak üzere serum proteinlerine yüksek oranda bağlanır (> % 99.5 ). Ortalama dağılım hacmi
580 L' dir.
Toremifen yaygın olarak CYP3A4 ile N-demetiltoremifen’e metabolize olur. Ana bileşikten
daha az antitümör aktivitesine ve benzer antiöstrojenik özelliklere sahiptir. N-
metiltoremifen’in kararlı durum konsantrasyonları ana bileşikle kıyaslandığında yaklaşık 2-4
katıdır. Toremifen, metabolitleri ile özellikle feçesden elimine olur ve %10’u 1 haftalık
süreçte idrarla atılır. Toremifen’in bir kısmı enterohepatik dolaşıma girdiğinden, eliminasyonu
yavaşdır.
Renal yetmezliğin toremifen ve N-demetil toremifen kinetiği üzerine bir etkisi yoktur.
Ciddi hepatik yetmezlikte toremifen' in ortalama eliminasyon yarılanma ömrü normal kişilere
göre 2 katından daha az artmaktadır. N-demetiltoremifen farmakokinetiği değişmemektedir.
Buna karşın karaciğer enzimleri ile ölçülen hepatik yetmezlik şiddeti toremifen' in
eliminasyon kinetiği ile ilişkili değildir. Fenitoin, fenobarbital ve karbamazepin gibi enzim
indükleyicilerle yapılan sürekli tedavi, toremifen ve metabolitlerinin eliminasyon hızını
arttırır.
ENDİKASYONLARI :
Toremifen, östrojen reseptör pozitif veya bilinmeyen tümörleri olan postmenopozal
kadınlarda metastatik meme kanseri tedavisinde endikedir.
KONTRENDİKASYONLARI:
İlaca karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Şiddetli tromboembolik hastalık öyküsü
olanlarda kullanılmamalıdır. Önceden var olan endometriyal hiperplazi, uzun süreli toremifen
kullanımı için göreceli kontrendikasyon oluşturur.
UYARILAR/ÖNLEMLER :
Diğer antiöstrojenlerle tedavide olduğu gibi kemik metastazı olan meme kanserli hastalarda
tedavinin ilk haftasında hiperkalsemi ve tümör alevlenmesi görülebilir. Tümör alevlenmesi,
artmış tümör boyutları ile birlikte görülen yaygın muskuloskelatal ağrı ve eritem ile
karakterize bir sendromdur. Tümör boyutları daha sonra geriler. Genellikle hiperkalsemi eşlik
eder. Tümör alevlenmesi tedavi başarısızlığını ya da tümör progresyonunu göstermez.
Hiperkalsemi oluşursa, hastalar tedavinin ilk haftalarında yakından izlenmelidir ve eğer
hiperkalsemi ciddi ise tedavi kesilmelidir.
Önceden var olan endometriyal hiperplazi vakaları uzun dönemli toremifen tedavisi
almamalıdır.
Lökopeni ve trombositopeni nadiren bildirilmiştir; lökopeni ve trombositopeni olan hastalarda
toremifen kullanımı esnasında lökosit ve trombosit sayımı yapılmalıdır.
Çocuklarda kullanılmaz.
Gebelik ve Laktasyon :
Gebelik kategorisi D' dir. Gebelik ve laktasyonda kullanımı söz konusu değildir.
Araç ve Makine Kullanmaya Etkisi : Yoktur.
YAN ETKİLER/ADVERS ETKİLER :
Hafif seyirli ve geçici süreli olan bu etkiler daha çok toremifen' in hormonal etkisine bağlıdır.
Genellikle tedavinin başlangıcında oluşur. En sık görülen advers etkiler : sıcak basması,
terleme, bulantı, vajinal akıntı, sersemlik kusma, ödem, vajinal kanamadır.
Daha az görülen advers etkiler : yorgunluk, tromboflebit, depresyon, letarji, anoreksi, iskemik
atak, artrit, pulmoner emboli ve miyokard infarktüsü
Kalp: Kalp yetmezliği, miyokard infarktüsü, aritmi, angina pektoris
Göz: Katarakt, kuru göz, korneal keratopati, glokom, anormal görme/diplopi
Tromboembolik: Pulmoner emboli, tromboflebit, tromboz, geçici iskemik atak
Nadiren görülen ve toremifen ile ilgisi kesin olmayan yan etkiler : dermatit, alopesi,
depresyon, emosyonel değişkenlik, sarılık, rigor.
Özellikle kemik metastazlı hastalarda tedavinin başında hiperkalsemi oluşabilir.
Laboratuar yan etkiler olarak; SGOT, alkalin fosfataz ve bilirubinde artış gözlenmiştir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER:
Tiyazid diüretikleri gibi renal kalsiyum atılımını azaltan ilaçlar hiperkalsemi riskini
arttırabilir.
Antiöstrojenler ve warfarin tipi antikoagülanlar arasında kanama süresinin ciddi bir şekilde
artmasına yol açan bir etkileşme vardır. Bu sebepten dolayı, toremifen bu tip ilaçlarla beraber
kullanıldığında protrombin zamanının dikkatle takibi gerekmektedir.
Karbamazepin, fenobarbital, fenitoin gibi enzim indükleyicileri toremifenin metabolizma
hızını arttırarak serum kararlı durum konsantrasyonunu azaltabilir. Böyle vakalarda günlük
dozu iki katına çıkarmak gerekebilir.
Teorik olarak toremifen metabolizması ketokonazol ve benzeri antimikotikler tarafından
inhibe edilir, çünkü bu ilaçlar toremifen' in metabolizmasından sorumlu ana yol olan CYP
3A4-6 enzim sistemini inhibe ederler.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU :
Önerilen günlük oral doz 60 mg' dır. Hastalıkta ilerleme gözlenene kadar tedaviye genellikle
devam edilir.
DOZ AŞIMI:
Doz aşımı vakası bildirilmemiştir. 680 mg günlük doz alan sağlıklı gönüllülerde vertigo,
başağrısı ve sersemlik gözlenmiştir. Doz aşımı teorik olarak, sıcak basması gibi antiöstrojenik
etkilerin veya vajinal kanama gibi östrojenik etkilerin artması şeklinde ortaya çıkabilir.
Spesifik antidotu yoktur. Semptomatik tedavi uygulanır.
SAKLAMA KOŞULLARI :
25 0C’nin altındaki oda sıcaklığında ve ışıktan koruyarak saklayınız
Çocukların erişemeyeceği yerde ve ambalajında saklayınız.
Doktorunuza danışmadan kullanmayınız.
TİCARİ TAKDİM ŞEKLİ VE AMBALAJ MUHTEVASI :
30 ve 100 tabletlik blister ambalajlar içinde sunulmaktadır.
RUHSAT SAHİBİ :
Abdi İbrahim İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Zincirlikuyu / İstanbul
İMAL YERİ :
Orion Corporation, Finlandiya
RUHSAT TARİH ve NO'SU :
11. 06. 2004 – 116/5
Reçete ile satılır.
Prospektüs Onay Tarihi: 18. Haziran. 2004 |